VİDEOLAR
ABECE YENİ SAYI
  OCAK-ŞUBAT 2016
    (341.SAYI)
 
LİNKLER
KESK
KAMU EMEKÇİLERİ SENDİKALARI KONFEDERASYONU
DİSK
DEVRİMCİ İŞÇİ SENDİKALARI KONFEDERASYONU
EĞİTİM SEN
EĞİTİM VE BİLİM EMEKÇİLERİ SENDİKASI
Kimler Sitede
Şu anda 5 konuk çevrimiçi
SİTE SAYACI
YİNE BEKLERİZ
mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBUGÜN27
mod_vvisit_counterDÜN147
mod_vvisit_counterBU HAFTA27
mod_vvisit_counterBU AY2334
mod_vvisit_counterTOPLAM269162
Anasayfa

30 AĞUSTOS İÇİN…

Kurtuluş Savaşı, Anadolu’da halkın 13. Yüzyılda Moğol işgaline ve onlarla işbirliği yapan egemenlere karşı direnişinden sonraki en büyük mücadeledir. 30 Ağustos Zaferi’yse emperyalist işgale karşı verilen bu büyük mücadelenin sonucunun  belirleyicisidir.

İçinde 30 Ağustos Zaferi’nin de bulunduğu Kurtuluş Savaşı’nı büyük yapan şey: Haklı ve meşru olmasıdır.

Aralarında iki savaş bloku oluşturan ve sömürüye dayalı adaletsiz bir dünyayı yeniden şekillendirmek isteyen; hammadde kaynaklarını ve pazarları ellerinde tutmak ya da yeniden paylaşmak amacı güden ve yoksul ulusları köleleştirme hakkını kendilerinde gören emperyalistlerin, 1914’te başlattıkları ve 1918’e kadar sürdürdükleri I. Paylaşım Savaşı sonucu milyonlarca insan hayatını kaybetti ve insanlık büyük bir yıkıma uğradı.

Kazananı da kaybedeni de, hangisi olursa olsun bu savaşın taraflarından hiçbiri haklı değildi. Yani emperyalistlerin tümü bu yıkımın ortak sorumlularıydı.

Devamını oku...

 

1 MAYIS

EĞİT DER GENEL BAŞKANI MUSTAFA DEMİR\'İN 1 MAYIS MESAJI 

 

 “1 Mayıs Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü \" işçi sınıfı önderliğinde verilen emek mücadelesi tarihinin en önemli aşamalarından biridir.

 

Bu günlere gelinceye kadar, emek düşmanları 1 Mayıs Birlik, Mücadele ve Dayanışma Gününü bir türlü içlerine sindirememişlerdir.Bu günde sindirdikleri söylenemez. 

 

8 saatlik iş günü düşüncesi ilk kez 1856 yılında Avustralyalı işçilerin talebi olarak ortaya çıktı Avustralyalı işçiler 8 saatlik işgünü için toplantılar, eğlenceler ve gösteriler düzenlediler.

','Ancak Birlik, mücadele ve dayanışma gününün otaya çıkması 1 Mayıs 1886′da Amerika İşçi Sendikaları Konfederasyonu önderliğinde işçilerin günlük 8 saatlik çalışma talebiyle iş bırakmalarıyla önemli bir aşamaya geldi. Şikago’da yapılan gösterilere yarım milyon işçi katıldı. Bu durum karşısında ne yapacağını bilmeyen emek düşmanları işcilere saldırdılar ve kan döktüler. Daha sonra da 4 işçi önderini idam ettiler.

1 Mayıs Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü tüm dünya işçilerinin ortak onurudur. Bunun yanında Türkiye emek hareketi için 1 Mayıs Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü çok daha anlamlıdır. Çünkü 1 Mayısların en kanlı tarihlerinden birini de (beklide en kanlısını) Türkiye’nin işçileri ve emekçileri yaşamıştır. Hemen hemen her 1 Mayıs’da emek düşmanları kan dökme yoluna gitmişlerdir. Bu kan dökmenin en hunharcası 1977 de Taksim’de 34 kişinin kutlamalar sırasında katledilmesidir. 

Unutulmamalıdır ki Türkiye işçi sınıfının ve emek hareketinin acılarla dolu mücadelesinin sonunda 1 Mayıs Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü ülkeyi yönetenlere kabul ettirilmiştir.

Bunun için ne geçmişi unutacağız ne de yarınlarımız için mücadeleyi bırakacağız…

Bu bilinçle 1 Mayıs Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü’nün barış, birlik ve dayanışma içinde kutlanmasını sağlayan, emekten yana olan tüm güçlere başarılar diliyorum…

                                                                                                     Mustafa DEMİR

                                                                                                  Eğit-Der Genel Başkanı

 

PİR SULTAN

PİR SULTAN ABDAL 2 TEMMUZ VAKFI GENEL KURUL YAPILDI

 

23 Nisan 2011 Cumartesi günü Hacı Bektaş Kültür Vakfı toplantı salonunda yapılan genel kurula çok sayıda konuk ve demokratik kitle örgütleri temsilcileri katıldı. 

Vakıf Başkanı Murtaza DEMİR’İN Alevilerin yaşadığı ve karşı karşıya olduğu sorunları anlattığı konuşmasıyla başlayan genel kurula katılanlar arasında yer alan, EĞİT-DER Genel Başkanı Mustafa DEMİR de bir konuşma yaptı.

Mustafa DEMİR konuşmasında, Türkiye’deki sorunların çözüm yolunun demokrasi, hukuk devleti ve insan hakları ilkelerinin eksiksiz uygulanmasından geçtiğini, bunun aynı zamanda Alevilerin yanız alevi olmaktan kaynaklanan sorunlarını da çözeceğini vurgulayarak, anayasa ile secim ve siyasi partiler yasalarının bir an önce demokratikleşmesi gerektiğini söyledi.

 
ANKET
YENİ SAYFAMIZ