Anasayfa

ABECE YENİ SAYI

  OCAK-ŞUBAT 2016
    (341.SAYI)
 

VİDEOLAR

Kimler Sitede

Şu anda 4 konuk çevrimiçi

SİTE SAYACI

YİNE BEKLERİZ
mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBUGÜN14
mod_vvisit_counterDÜN57
mod_vvisit_counterBU HAFTA288
mod_vvisit_counterBU AY1534
mod_vvisit_counterTOPLAM285382
DUYURU

Eğitimciler Derneği   (EĞİT-DER)   2018 Yılı Danışma Meclisi toplantısı İzmir - Bayraklı EĞİT- DER Şubesi  lokalınde  aşağıdaki gündemle ve belirtilen adreste ve zamanında yapılacaktır

Bilgilerinize

Eğitimciler Derneği   ( EĞİT- DER )   Merkez Yönetim Kurulu

GÜNDEM

1. Açılış
2. Genel Başkanın konuşması
3. Genel durum değerlendirilmesi
4. ABECE Dergisinin değerlendirilmesi
5. Genel merkez şube ve şube üye ilişkilerinin tartışılması

YER: İzmir Bayraklı Eğit Der Şube Lokali
ADRES: Mansuroğlu Mahallesi Haşim İçcan Caddesi (Pazar Park içi )NO:9/1 BAYRAKLI-İZMİR
TARİH::     13 Ekim 2018  
SAAT:        14.30



 

                                 EĞİT-DER'DEN  EĞİTİM SEN VE EĞİTİM İŞ'E ÇAĞRI


logo 15b90fb9f14728

  EĞİTİM; ÖZNELERİYLE BÜTÜN,

MÜCADELE BİRLİK VE DAYANIŞMAYLA GÜÇLÜDÜR!

Yeni eğitim öğretim yılı yeni bir Milli Eğitim Bakanı ile ancak, ağır sorunlar içinde başladı. Eğitimin içeriği, öğretmen ve eğitim çalışanlarının ekonomik ve özlük sorunları ile yönetsel baskılar ilk anda sayılabilecekler. Öğretmen ve eğitim çalışanları 15 Temmuzun ardından OHAL döneminde yaşanan ihraçlar, soruşturmalar ve hak arama yollarının kapatılması sonucunda yılların getirdiği olanaklardan mahrum kalmıştır. Sendikalar etkisizleşmiş, hareket alanı daralmış ve öğretmenler giderek kabuğuna çekilmek zorunda kalmıştır.

Eğit Der olarak; özgürlüklerden ve demokratik yaşamdan yana saf tutan, bilimselliği ve laikliği esas alan ve öğretmenlerin bugünkü gerici yapılara mahkum olmasına rıza göstermeyecek kurumlar olarak Eğitim Sen ve Eğitim İş ziyaret edildi. Ziyaretimizde topluma ve öğretmenlere güven ve umut verecek bir çıkış yapılmasının zorunluluğu, böylesi ağır koşulların dayatıldığı dönemde sorumluluk almaktan uzak durmanın tarihsel fırsatı kaçırmak olacağı ifade edildi.

Zaman tüketmeden yeni bir süreci inşa etme zemininin ILO-UNESCO tarafından üye ülkelerde kutlanmak üzere 1994 yılında kabul edilen 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü olduğu, bu günü ortak bir program çerçevesinde kutlayabilme koşul ve olanağını konuşmak üzere iki sendikamızdan da temsilcilerin katılımıyla toplantı yapılması önerimiz götürülmüştür.

Sendikalarımızın bu öneriye kayıtsız kalmayacaklarını umuyor, en kısa zamanda demokratik Türkiye özlemini bilimsel ve demokratik eğitim mücadelesinin büyütülmesiyle mümkün olduğunu kamuoyunun bilgisine sunuyoruz.

                               

Yaşasın İş, Ekmek, Özgürlük Mücadelemiz!

EĞİT DER MERKEZ YÖNETİM KURULU

 
KAMUOYUNA

Yeni bir eğitim öğretim yılına daha başlıyoruz. Anaokulundan yükseköğretime kadar yaklaşık 20 milyon öğrenciye 1 milyon öğretmen hizmet verecek. Türkiye’nin en politik alanlarından olan eğitim bu yılda sancılı, sıkıntılı ve kaotik bir ortamda yürütülecek. Özellikle liselere giriş sistemi ile yükseköğretime giriş sınavlarında yapılan değişiklikler öğrenci ve velilerin kaygılı günler yaşamasına yol açtı. Halen istediği liselere yerleşemeyen binlerce öğrencimiz sorunun çözülmesini beklemektedir.

24 Haziran seçimleri sonrası kurulan hükümetin Milli Eğitim Bakanı kamuoyunda olumlu beklentiler yaratmışsa da bu olumluluğun “bir şey değişmeyecek” düşüncesine yerini bırakması uzun sürmedi. Milli eğitim yönetmeliklerinde yapılan değişiklikler laik, bilimsel ve eşitlikçi bir eğitim anlayışından uzaklaşılmaya devam edileceğinin işaretidir. Ayrımcılığın yaygınlaşması ve giderek birbirine yabancılaşan toplumsal gurupların oluşması gelecek için tehdit oluşturacaktır. “Zorunlu, tek tipçi, dayatmacı eğitimden bireyin ve ailenin talebini gözeten özgürlükçü bir ortam yaratılacak” açıklamaları inandırıcı değildir. Bugüne kadar zorunlu din dersleri almak istemeyen ve bu yönde mahkeme kararları olmasına karşın böyle bir hak ve özgürlük tanınmamış olması ideolojik bir eğitim yapılanmasına gidildiğini ortaya koymaktadır. Milli Eğitim Bakanının atanmasıyla yaratılan olumlu hava benzer kararlarla umutsuzluğa ve karamsarlığa dönüşmektedir.

Öğretmenler mutsuzdur. 24 Haziran öncesi tüm siyasiler tarafından verilen 3600 ek gösterge sözü unutulmuştur. Öğretmenlik mesleğinin toplumsal saygınlığını artıracak hiçbir tedbir alınmamıştır. Mesleğe yeni başlayan öğretmenlerin çalışma koşulları ve statüleri kadrolu-geçici gibi ayrıma neden olmuştur. Sözleşmeli öğretmenler her türlü angarya, mobing benzeri zorluklar altında çalışmakta, çakılı kadro uygulamasıyla aileler parçalanmış, bir çoğu çocuklarını göremez olmuştur.

Yıllarını topluma adamış emekli öğretmenler de büyük sorunlar yaşamaktadır. Öğretmenevleri, sosyal tesisler öğretmenlerin elinden alınmıştır. Emeklilerin sağlık sorunlarına ve ekonomik zorluklarına çözüm üretilmeli, emekli öğretmenler için bakım merkezleri yaygınlaşmalıdır.

Hükümetin 2019 yılında ülkenin tamamında tekli eğitime geçileceği ilan edilmişse de özellikle Anadolu Liselerinde ikili eğitime dönüşler yaşanmaktadır. Ülkenin ihtiyacı olmadığı ve halkın talebinin çok üzerinde açılan İmam Hatip ortaokulu ve Liselerine bir düzenleme getirilmeli, çocuklar istemedikleri bu okullara gitmek zorunda bırakılmamalıdır.

Eğitim ve öğretmenliğin bir uzmanlık alanı ve mesleği olduğundan hareketle eğitimin taraflarının katılımı esas olan, birlikte karar alınan demokratik bir yönetim işleyişi sağlanmalıdır. Çocuklar liyakatsiz, gelenekçi ve bilimsellikten uzak bir eğitim anlayışını sürdüren ellere bırakılmamalıdır. Öğretmenliğe ve yöneticiliğe atanma iktidarın hizmetini görme olarak değil, bilimsel, eleştirel ve özgür eğitim yaklaşımının yerleşmesi olarak düşünülmelidir. Toplumsal atılım ve ilerleme eğitim pedagojisine uygun bilgi ve beceriyle donanmış kadroların işbaşına getirilmesiyle mümkün olacaktır.

Eğitimden ekonomiye, tarımdan teknolojiye gelişmenin önderi eğitimdir. Eğitim evrensel değerler olan insan hakları, eşitlik, adalet, özgürlük, barış ve demokrasi temalarıyla donanmalı; ayrıca bilimsel ve akla dayalı laik özünden koparılmamalıdır. Günümüz koşullarında yeni bir anlayış ve vazgeçilmez değerlerle programlanacak bir eğitim için tüm tarafların söz ve karar eşitliğine dayalı bir “Çağdaş Eğitim Kurultayı” düzenlenmelidir.        

                                                           15/06/2018 / EĞİT DER

 

 
«BaşlangıçÖnceki12345678910SonrakiSon»

Sayfa 1 / 14
 

LİNKLER

KESK
KAMU EMEKÇİLERİ SENDİKALARI KONFEDERASYONU
DİSK
DEVRİMCİ İŞÇİ SENDİKALARI KONFEDERASYONU
EĞİTİM SEN
EĞİTİM VE BİLİM EMEKÇİLERİ SENDİKASI