VİDEOLAR
ABECE YENİ SAYI
  OCAK-ŞUBAT 2016
    (341.SAYI)
 
LİNKLER
KESK
KAMU EMEKÇİLERİ SENDİKALARI KONFEDERASYONU
DİSK
DEVRİMCİ İŞÇİ SENDİKALARI KONFEDERASYONU
EĞİTİM SEN
EĞİTİM VE BİLİM EMEKÇİLERİ SENDİKASI
Kimler Sitede
Şu anda 11 konuk çevrimiçi
SİTE SAYACI
YİNE BEKLERİZ
mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBUGÜN48
mod_vvisit_counterDÜN65
mod_vvisit_counterBU HAFTA359
mod_vvisit_counterBU AY2093
mod_vvisit_counterTOPLAM259130
Anasayfa

Metin LOKUMCU

EĞİTİMCİLER DERNEĞİ (EĞİT-DER) Genel Merkezinin Hopa olayları ile ilgili basın açıklamasıdır.

 

BASINA ve KAMUOYUNA

 31 Mayıs 2011, Salı günü Hopa’da ortaya çıkan gelişmeler, ülkemiz demokrasisinin bir daha sorgulanması zorunluluğunu öne çıkarmaktadır.

 Bir meslektaşımız emniyet güçlerinin orantısız güç kullanımının etkisiyle kalp krizi geçirerek yaşamını yitirmiştir. Acımız büyüktür.

 Ancak sorunun arka planında Türkiye’nin götürülmek istendiği adres açıkça görülmektedir.

 Bugün, ‘geri’ olarak nitelendirilen ve ‘hemen değiştirilmesi’ gerektiği ileri sürülen anayasanın tanıdığı toplu gösteri ve yürüyüş hakkının; eleştiri, protesto gibi demokratik hakların kullanılmasına tahammül edemeyen; bu haklarını kullananların üzerine her türlü vahşet araç ve gereçleri ile saldıranların yapacakları bir anayasanın nasıl olacağını düşünmek bile yeterince ürkütücüdür.

','Meslektaşımız Metin LOKUMCU’nun katlinin sorumluları birden fazladır. Onu genç yaşında emekli olmaya ve kalp hastası olmaya zorlayan siyasi ve ekonomik baskılar başta olmak üzere seçim meydanlarında savaş naraları atanlar, polisi yurttaşına karşı yabancılaştıran ve yurttaşına karşı kullanmak üzere o polisin eline cop, biber gazı, tabanca, tüfek; beynine ise kin yerleştiren merkezler bu sonuçtan sorumludurlar.

 EĞİT-DER olarak toplumu, gelinen noktayı sorgulamaya ve bundan sonra yaşanacaklar konusunda duyarlı ve öngörülü olmaya çağırıyoruz.

 Rotayı değiştirmek için başta eğitim emekçileri olmak üzere tüm toplumsal kesimlere önemli görevler düştüğünü belirtmek istiyor; Lokumcu’nun ailesine ve sevenlerine baş sağlığı ve sabır diliyoruz.

 

Mustafa Demir

Eğitimciler Derneği (EĞİT-DER)

Genel Başkanı

 

30 AĞUSTOS İÇİN…

Kurtuluş Savaşı, Anadolu’da halkın 13. Yüzyılda Moğol işgaline ve onlarla işbirliği yapan egemenlere karşı direnişinden sonraki en büyük mücadeledir. 30 Ağustos Zaferi’yse emperyalist işgale karşı verilen bu büyük mücadelenin sonucunun  belirleyicisidir.

İçinde 30 Ağustos Zaferi’nin de bulunduğu Kurtuluş Savaşı’nı büyük yapan şey: Haklı ve meşru olmasıdır.

Aralarında iki savaş bloku oluşturan ve sömürüye dayalı adaletsiz bir dünyayı yeniden şekillendirmek isteyen; hammadde kaynaklarını ve pazarları ellerinde tutmak ya da yeniden paylaşmak amacı güden ve yoksul ulusları köleleştirme hakkını kendilerinde gören emperyalistlerin, 1914’te başlattıkları ve 1918’e kadar sürdürdükleri I. Paylaşım Savaşı sonucu milyonlarca insan hayatını kaybetti ve insanlık büyük bir yıkıma uğradı.

Kazananı da kaybedeni de, hangisi olursa olsun bu savaşın taraflarından hiçbiri haklı değildi. Yani emperyalistlerin tümü bu yıkımın ortak sorumlularıydı.

Devamını oku...

 

SİMİTLİ EYLEM

EĞİT DER ÜYELERİNDEN \"SİMİTLİ\" EYLEM

28 Mayıs Cumartesi günü Eğit Der önünde başlatılan \"simit\" li eylem yapılan basın açıklaması ile sonlandırıldı. Her mitingin,ücretlinin maaşının, emekli aylığının, ücret hesaplamasının pekiştirici ögesi olan \"simit\" bu kez Eğit Der\'liler tarafından kullanıldı. Devamında basına yapılan açıklamada şöyle denildi;

Değerli basın emekçileri;

Sevgili üyelerimiz, dostlarımız… 

Bugün burada bizleri bir araya getiren gerekçe elbette tek değil. Buna karşın yalnızca yakınmak adına da burada değiliz.

Üyelerimizden bir bölümü çalışan eğitimcilerdir. Bu nedenle biz bir yandan eğitim emekçileri adına  bir yandan da emekli eğitimciler adına söz söyleyebiliyoruz. 

Ülkemizin hiçbir coğrafyasını kendimize yabancı ya da gurbet gurbet görmeden yıllarca çalışmış olmamız, her birimizin on binlerce öğrencinin belleğinde yer etmiş olmamız bizim için onur kaynağıdır.  ','

Ancak;

Emekli eğitimciler için merkezi yönetimlerce “reva” görülen ücret, ne emeğe saygıya yakışmakta ne de ileri demokrasiye… 

Yoksulluk değil, açlık sınırının altındaki ücretlerimizle ürettiğimiz değerler karşılaştırıldığında utanması gerekenlerin bizlerin olmadığı ortaya çıkmaktadır.

 Emeklinin, genel bütçenin bir kamburu olarak görülüyor olmasından daha acısı, bunu söyleyenlerin her birinin en az bir öğretmenlerinin olduğunu unutmuş olmalarıdır.

 Emekli oluşumuz, atıl kalmamızı ya da bırakılmamızı gerektirecek bir süreç olmaktan çok özellikle eğitim evrenimiz açısından birikim ve deneyimlerinden yararlanılacak bir süreç iken ithal öğretmenlerin gündeme getirilmesini onurumuza sıkılmış bir kurşun olarak görmekteyiz. Bizler, 60’lı yıllarda  Barış Gönüllüleri” adı altında ülkemize getirilen binlerce ithal öğretmenin temel görevlerini unutmuş değiliz. 

Diğer yandan mesleki anlamda çocuklarımız ve torunlarımız durumunda olan atanamayan on binlerce öğretmenin haklı karşı çıkışlarında yanlarında olduğumuzu da belirtmek istiyoruz.

 Bizler, emekli olmakla eğitimci niteliğini yitirmiş insanlar değiliz. Üyelerimizden hiç birinin evine patates, soğan torbası girmemiştir, giremez. Ancak, eğitim emekçilerine tanınan indirimli toplu taşım olanağının bizlerden kıskanılmasına daha derin bir anlam yüklemekteyiz. Bu, bizlerin yaşamın hareketli alanlarından bilinçli bir biçimde uzaklaştırılmamız projesidir. 

Eğitim programlarının oluşturulması sürecinin dışarısında tutuluyor olmamızın bir kayıp olduğunu n bilinmesini istiyoruz.

 Toplumsal barışın sağlanmasında birikim ve deneyimlerimizin değerlendirilmesinde ülkenin ve toplumun yarar bulacağını belirtmek istiyoruz. Toplumun, çağdaş dünyanın gerisinde bulunan adreslere taşınması konusunda gösterilen yoğun çabanın izleyicisi ve sorgulayıcısı olmayı sürdüreceğiz ve bu konudaki kaygılarımızı sesimizi alçaltmadan kamuoyu ile paylaşacağız. Eğitimin tüm süreçleri ile ilgimiz her zamanki canlılığı ile sürmektedir.  

Emekli eğitimcilerin, ülkemiz ve toplumumuz üzerinde oynanan oyunları kenardan izleyenler olmadığını tüm kamuoyumuzun bilmesini istiyoruz. EĞİT-DER, 12 Eylül faşizminin baskısına nasıl yürekli bir demokratik kalkışma yaratmışsa bugün de aynı heyecanını ve dinamizmini sürdürmektedir. 
12 Haziran seçimleri yaklaşırken duruşumuzu tüm ilgililere bildirmekteyiz.
                                                                           28 Mayıs 2011, Cumartesi Saat: 14:00

 

 
ANKET
YENİ SAYFAMIZ